Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 14 saat önce
Söyleşi: Faruk Ekici

Belgesel fotoğraf sanatçısı, gazeteci Ali Öz'ün, İstanbul'un tarihî semtlerinden Tarlabaşı'nın kentsel dönüşüm sürecini ve kaybolan kültürünü kayıt altına aldığı 'Tarlabaşı – Kayıp Şehir' adlı belgesel fotoğraf kitabı, 10 yıl aradan sonra ikinci baskısıyla yeniden fotoğraf severlerle buluşuyor.

Semtin yıkım öncesi ve yıkım sırasındaki çarpıcı değişimini, yerinden edilen hayatları ve tarihe karışan mimari dokuyu tekrar hatırlatan eser, Mast Enerji ve Teknoloji'nin desteğiyle sınırlı sayıda basılarak yayımlandı. Okurlar, piyasaya dağıtımı yapılmayan bu özel kitaba doğrudan gazetecialioz@gmail.com adresi üzerinden iletişime geçerek ulaşabiliyor. Elli bin karelik devasa arşivden seçilen fotoğraflardan oluşan fotokitap, kentsel yıkımı ve sosyolojik dönüşümü gözler önüne seren önemli bir hafıza kaydı niteliği taşıyor.

Usta foto muhabiri Öz; Tarlabaşı projesinin ortaya çıkış hikâyesini, kentsel dönüşüm adı altında yaşanan kendi tabiriyle “soysuzlaştırma” sürecini, mahallelinin mağduriyetini, kitabın sergi ve basım serüvenini, Türkiye’deki arşiv kültürünün yetersizliği ile yapay zekâ çağında foto muhabirliğinin değişen dinamiklerini T24'e anlattı.

*Videoda ve kapakta kullanılan Ali Öz'e ait portre fotoğrafı, fotoğrafçı Berge Arabian'a aittir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Tamam kardeşim diyorum alacaksanız alın ama para istemiyorum.
00:03Bana para vermayın.
00:04Benim burada neyim var onu bana verin.
00:06Beni sokağa atmayın.
00:07Beni Dudullu'ya Kayış Dağı'na göndermeyin.
00:09Hani çok bir şey mi istiyorum? Hakkım istiyorum ya.
00:11Para delikanlıyı bozar.
00:13Haa beni bozmamak için diyorum evime evime ya da elimde.
00:16Ben nereye gideceğim ulan çok ahmet sağım.
00:18Sen nereye yatıyorsun be Ahmet Mircan?
00:20Sen Tayyip Orduhan nerede yatıyorsun?
00:22Sen efendim sanatı Büyük Belediye Başkanı.
00:24O da Ertin'i benim hemşerim.
00:26Sen nerede oturuyorsun?
00:27E beni de oraya getir.
00:28Ya bırak burayı alma.
00:29Oraya da götürme beni.
00:30Yerime beni bırak.
00:32Ermeniler, Rumlar bu İstanbul'u tek etti ya.
00:34Çekallar geldi İstanbul'a bu hale geldik.
00:37Biz delikanlı, insanlı onlardan öğrendik.
00:39Kentsel dönüşüm dozerlerinin altında ezilen bu çığlıklar,
00:43kentin kalbindeki kayıp şehrin, tarlabaşının sesi.
00:47Sokağa atılan hayatların ve bu isyankar çığlıkların
00:51beton yığınları arasında kaybolup gitmemesi için
00:5440 yıldır tarlabaşını fotoğraflayan,
00:56belgesel fotoğrafçısı Ali Öz'ün,
00:59tarlabaşı, kayıp şehir kitabı ikinci baskısını yaptı.
01:03Biz de kamerasını kentin yok olan haftasına çeviren o usta isimle
01:07kayıp şehri konuştuk.
01:09İlk olarak tarlabaşını fotoğraflama fikri tam olarak nasıl ortaya çıktı?
01:14Bu projeye nasıl başladınız?
01:16Burası kentsel dönüşüm olacağını,
01:19360 Taksim projesinin başlayacağını duyduğum vakit,
01:22burada bir yıkım olacağını duyduğum vakit,
01:25ben burayı belgelemeliyim diye yola çıktım.
01:29Bu aslında kurtuluş son duraktan,
01:32Kasımpaşa'ya kral uzanan büyük projeydi ilk başındaki konuşulan.
01:36Ama beceremediler tabii.
01:37Aynı Sulu Kule'de olduğu gibi.
01:39Sulu Kule'yi de o türetsel yaşamı yok ettiler.
01:42Kendilerine lüks konut yapacağız diye.
01:45Ama o da olmadı.
01:46Yani oluşamadı yani.
01:48Şimdi bunlar kenarındaki binaları yıktılar, yaptılar.
01:52Hatta bir gecede 7. kata, 8. kata dozer getirmişler.
01:56Mesela çekemediğim olaylar da bir helikopterle dozer koymuşlar yukarı.
02:00Yıkımı kolaylaştırmak için.
02:02Neyse ben çekmeye başladım.
02:06Çünkü niyetim önce tarihe not düşmekti.
02:09Belgelemek ve geleceğe bu yaşamı anlatmaktı.
02:12Sadece ya bu da bir katliam var.
02:14İnsanlar evlerinden atılıyor.
02:15Kentsel dönüşüm altında aslında soysuzlaştırma hareketi diyorum ben buna.
02:21O kültürel yapı, o binalar, o tarihi binalar yıkılıyor.
02:25Çünkü gözümün önünde olan olaylar devlet yetkilileri hırsızlara yol açtı.
02:30Yani girin, yıkın, yağmalayın, parçalayın.
02:33Temeli kazılan binalar kendi kendine gözümün önünde çöktü.
02:36İnsanlar yıkım başladığı an buharlaşmaya, bir anda uzaklaşmaya başladılar.
02:41Ne yaptılar? Arnavutköy'e gittiler, Hacı Süreve'ye gittiler, Kurtuluş'a gittiler.
02:44Herkes kendine bir yer buldular.
02:48Benim burada ses kayıtları olarak yaptığım kayıtlar da var.
02:53Çok ilginç kayıtlar.
02:55Ahmet amca mesela unutamadığım, onu da diyor ki adam yüksek sesle, ses kayıtlarında,
03:04kare topbaş sen nerede oturuyorsun?
03:06Ben diyor, para istemiyorum.
03:09Evime ev istiyorum diyor.
03:11Sen benim evimi yıkıyorsun.
03:12Burada dört tane daha evim var.
03:14Ev istiyorum.
03:15Para diyor, delikanlılığı bozar diyor.
03:18Ben diyor, ev istiyorum.
03:20Bu adamı mesela zorla evinden atmaya kalktılar ve adam kalp krizinden öldü.
03:26Mardinli bir aile, Güneydoğu'daki savaş sırasında,
03:29malın ümretini satmış, burada sığınacak bir ev almış.
03:34Adamı zorla suyunu kestiler, elektronik kestiler, kadının ayağı kırılmış.
03:39Dördüncü katta zorla malına el koydular.
03:45Rum, Süleyman amca var.
03:47Tarihi bir bina, evin içi antika dolu.
03:49Öyle zorladılar ki, hırsızlar ve polis gücüyle falan.
03:53Adam en sonunda evi boşaltmak zorunda kaldı.
03:56Atıyorum, bir milyarlık evse, bir milyona kamulaştırdılar.
03:59Bu tür olaylar çok fazlaydı.
04:01Neyse, konumuza dönerse, burada insanlar buharlaşmaya yok olmaya başladılar.
04:06Ben de dolu dizgin çalışmaya başladım.
04:08Hemen o dönemde, sabah 9'da geliyordum, gece 12'de yakında gidiyordum.
04:12Ama şunu hissettim ben, ben oradaki yoksul insanların, oradaki dramları çektiğim vakit,
04:17basının ilgilenip ilgilenmeyeceği konusunda kuşkum vardı.
04:21Hakikaten öyle oldu.
04:22Ne zaman ki ben, under grand hayatlar, pavyonlar, oradaki insanlar hayatlarına girdim,
04:27biraz magazin olarak işin içine girince, bütün basının üstüme atladı.
04:31Ha, önce şöyle yaptım, sosyal medyada kullanmaya başladım.
04:34Çünkü bu insanlar sesini duyarabilmek için çok ses getirdi.
04:37Radikalden bir arkadaş mesela, benimle röportaja geldi.
04:40Ali abi dedi, haber toplansa bomba gibi düştü fotoğraflar falan.
04:44Çok etkili oldu o dönemde.
04:45Ve o nedenle bizim Mümtaz Türk basını da bu tarlamaşının sesini duyurmaya başladı.
04:52Peki, o süreçte çektiğiniz bu fotoğrafların bir sergiye ve ardından kitaba dönüşmesi nasıl oldu?
04:59Sağolsun, Beyaz Yaman zaten muhalif bir sanatçı.
05:07Çok destek sağladı.
05:09Karşı sanatta büyük bir sergi yaptık.
05:13125 fotoğraflık büyük fotoğraflar bastık.
05:17Ve o da yine aynı şekilde TRT Türk dahil, devletin kanalları dahil.
05:22Bütün kanallarda, Alman ARD kanalı, ART Dokumenter kanal dahil ve yabancı basında dahil çok fazla röportaj yapıldı.
05:31Sonra bu sergi TÜYAP'ta açıldı.
05:34TÜYAP'ta en çok izlenen sergiydi.
05:37Yani milyonluk sergiler var ama insanlar tarlabaşı sergisinin önüne gelip böyle fotoğraflar çekiliyor,
05:43hatıra fotoğraflar çekiliyorlar falan filan.
05:45Çarşaflı kadınlar o travestinin fotoğrafına bakıyorlar falan.
05:48Bende fotoğrafları var.
05:49Dolayısıyla o aşamada çok ses getirdi.
05:52Arkasından kitabını yapalım istedik.
05:55Bir belediyeyle Ankara'da büyük bir sergi yaptık.
05:58Cevat Geray Hoca da vardı.
06:00Belediye başkanı ya dedi bunun sergisini yapalım, kitabını yapalım, DVD'sini yapalım dedi.
06:05Ses kayıtlarıyla birlikte.
06:06Kitap için başladık çalışmaya.
06:09Belediyenin logosunu bastık.
06:11Teşekkür yazdık.
06:12Ödeme yapmadılar.
06:13Vaktik olacak gibi değil.
06:15İptal ettik projeyi.
06:16Yine kendi paramızda o dönemde 2000 adet kitabı bastık.
06:2010 yıl öncesinden bahsediyor şu anda.
06:22İlk baskıdan.
06:22Ve fotoğraflar halinde herhalde en kısa zamanda tükenen kitaptır.
06:26Bir yıl gibi kısa bir zamanda tükendi.
06:30Yayın evi fotoğraf eviydi.
06:32Sağolsun onların da desteği o çok büyüttü.
06:35Hatta bitti kitaplar.
06:37Kitapçılarda iskarta kitapları olur da yayın evine gelmişti.
06:4130-40 tane kitabı ben hepsini paramla satın aldım.
06:44Arşive kaldırmak üzere.
06:46Sonra İskenderiye Kütüphanesi'nden gelmişler.
06:48Yayın evine gitmişler.
06:49Kitap yok.
06:50Yayın evinde bire kitap yok.
06:52Düşünürlüyor musunuz?
06:53Bana geldiler.
06:54Kitabın üzerinde 40 lira yazıyor.
06:55Galiba 1000 lira verip o dönemde.
06:58Ya Ali Bey de olmayan kitaba o para istener mi?
07:001000 lira verip alıp gittiler kitabı.
07:02Şimdi İskenderiye Kütüphanesi'nde de var aslında arşivide yani.
07:05Evet ama maalesef Türkiye'de birçok kütüphanede yok.
07:09Evet maalesef Türkiye'nin kütüphaneleri zaten çok sorumlu.
07:12Evet şu anda kitabı yeniden bastı.
07:15Yine 2000 adet.
07:16Sağolsun kardeşimin şirketi olarak bastı.
07:20Mast Enerji olarak destek sağladı.
07:24Bana destek olsun diye aslında yaptı.
07:271500 adresini kendi iş ortaklarına hediye olarak aldı.
07:32500 adresini bana bıraktı.
07:36Öyle hızlı satılıyor ki.
07:39Yani ben piyasaya kitap vermedim.
07:41Sadece almak isteyenler benden alabilecek.
07:44Ben taksiye 4 kitapla geliyorum mesela.
07:47Yolda bitiyor kitapla.
07:48O kadar çok ilgi gören bir kitap.
07:51Peki size nasıl ulaşabilirler kitabı almak?
07:53Bana sosyal medyadan ya da gazeteci,
07:56alioz.gmail'den mesaj atarlarsa haberleşiyoruz.
08:02Ona göre dönüş yapabiliyoruz.
08:0450 bin fotoğrafın içinden nasıl çıkabildiniz?
08:07Nasıl seçebildiniz?
08:08Çok zorlandık.
08:10Çok zorlandık.
08:11İlk baskıda da aynı şeyi yaşamıştık.
08:14İkinci de daha kolay oldu.
08:16İlk baskıda isimlerini saymam gerekirse
08:19fotoğrafçı dostlardan çok destek aldı.
08:21Zaten benim çalışma yöntemim böyle o imeceyi iyi yapabiliyorum.
08:24Cengiz Karlova, Yusuf Dariyalli, Meri Hakoglu, adını unuttuğum daha birçok fotoğrafçıdan destek aldık.
08:33Ama son kararı ben verdim.
08:34Ve iyi bir seçki oldu.
08:36Etkili bir seçki oldu.
08:38Yeni kitapta 10 sayfa çoğalttık.
08:41Baskısı biraz daha kaliteli oldu.
08:43Kapak daha kaliteli oldu.
08:4510 sayfanın maliyeti bize 500 euro mali oldu.
08:49Yani pahalı bir kitap.
08:50Yani toplam 10 bin yoruluk bir maliyet var.
08:542000 kitabın maliyeti.
08:55Yani Türkiye'de baskı işleri çok pahalı.
08:57Sağ olsun yani kardeş bir cümle var ya.
09:01Ele olabilmez kardeş midir?
09:02Öyle bir dayanış var yani bu.
09:04Böyle bir kitabın hafızaya katkısı ve etkisi nedir tam olarak?
09:09Tekrar bir dönüş yapacağım.
09:11Ben 78 kuşağından gelmiş bir insanım.
09:1578 olaylarının göbeğinden gelmiş bir insanım.
09:18Bizim pankartlarımız neydi mesela?
09:21Robert Kapan'ın vurulan asker fotoğrafı.
09:24Hörüşümü bombasından kaçan kız çocuğu fotoğrafı.
09:28Vietnam'da polisini öldürdüğü sivil vatandaş fotoğrafı.
09:31Bizim afiş, sembol fotoğraflarımızdı.
09:34Şimdi savaş varsa benim her zaman söylediğim bir cümle.
09:37Birisi çekmek zorunda.
09:41Dolayısıyla ben o kuşaktan gelip sonra şunu gördüm.
09:46Fotoğrafla tanışıp fotoğrafla aşk ilişkin başladığı vakit bizim kuşağın fotoğrafının dökümanının olmadığını gördüm.
09:53O 72 sürecenin dökümanının olmadığını gördüm.
09:57Ben mesleği tamamen idealist amaçlarla yapmış bir gazeteciyim.
10:01Yani Nokta Dergisi'nde daha ilk başladığım günde ben gece magazin çekiyordum.
10:08Gündüz sıcak olaylar çekiyordum.
10:11Hayatım boyunca gazetelerde ben çok aktif çavuştum.
10:16Beni habere göndermeniz var.
10:18Ben giderdim.
10:19Çünkü gazeteciliği temel kuralı haber neredeyse orada olmak ister.
10:24Bunun sayısız örneklerini anlatabilirim size.
10:27Cumhuriyet'te 360 kişi göçük altında kaldı.
10:3092 Zonguldak'ta 5 kişi gitmişti.
10:34Sabah haberi dünaldım.
10:36Gitmek istediğimi söyledim.
10:37Göndermedi.
10:38Ben çektim gittim habere.
10:42Nemruzu çektim.
10:43Arkasından nafçıvan'a gitmek istedim.
10:45Göndermedi.
10:46Çektim gittim geldim istifa ettim gazetebe.
10:49Yani ben zaten idealist bir gazeteci olarak hayatımı buna adamış bir insanım.
10:56Ve son 20 yıldır da ben çalışmıyorum.
11:00Yani para kazanmıyorum.
11:02Ticari hiçbir iş, valiyetim yok.
11:04Ama ben yine de bu ülkenin hikayesini fotoğraflamaya devam ediyorum.
11:09Şimdi sorunuza dönersek.
11:12Yani belgesel fotoğrafçı Aragürel dediği gibi.
11:15Yani biz tarih yapıyoruz aslında.
11:17Geleceğe belge bırakıyoruz.
11:19Bu yaptığımız iş çok önemli.
11:20Yani çok kutval bir iş yapıyoruz aslında.
11:22Önemli bir iş yapıyoruz.
11:24Bugüne kadar böyleydi.
11:25Bundan sonrası bir tartışma konusu.
11:27Peki bundan sonrasını da sorayım madem.
11:29Genç foto muhabirlerine ya da genç artık video muhabirlerine
11:34ne söylemek istersiniz?
11:37Yani nasıl bir tutum takınmalılar?
11:40Ne yapmalılar?
11:41Nasıl mesleklerini icra etmeliler?
11:43Şimdi fotoğraf en kolay yapılabilen iş olarak bakılıyor.
11:50Aslında fotoğraf kolay değil.
11:53Yine benim bir video belgeselinde söylediğim bir olay var.
11:57Bir foto muhabiri leopar gibi çevik olmalı.
12:01Avunun etrafına dolanmalı.
12:02Doğru anı doğru hamleyi yapıp doğru anı yakalamalı.
12:07Saptamalı dediğim bir cümle.
12:10Biz bugüne kadar böyle çalıştık.
12:13Hala da böyle çalışılması gerekiyor.
12:15Böyle çalışılması gerektiğine çok olay var.
12:18Dünyada çok olay var.
12:19Fakat gelişen teknoloji buna bir de yapay zeka eklendi.
12:26Photoshop eklendi.
12:28Yine geçmişte bir röportajda söylediğim cümle var.
12:32Benim fotoğraflarım da krople olmazdı.
12:35Photoshop yoktu zaten.
12:37Yani biz dia çektiğimiz, dia pozitif çektiğimiz dönemde o kare sağlam olması gerekirdi.
12:46Yani şimdi yanlış da öyle bir de rağm falan çıktı.
12:52Kötü de çekse onu Photoshop ve yapay zeka ile istedikleri gibi düzeltebiliyorlar.
12:58Dolayısıyla sanal bir dünya oluştu.
13:01Yapay zeka ile birlikte gerçeklik bozuldu.
13:05Gerçeklik duygusu yitti.
13:07Şimdi nasıl biliyor musunuz?
13:10Sizin portrenizi alıyor, sizi uygunsuz bir biçimde yerleştirip
13:15Sizi dünyaya kötü biçimde gösterebiliyor.
13:21Bu korkunç bir şey.
13:23Korkunç.
13:23İnsanlığın berbat hali bu.
13:26Yani yapay zeka dediğimiz olay
13:30Fotoğrafın düşmanı bence.
13:34Dolayısıyla ben korkuyorum.
13:36Eşim bana diyor ki
13:37Ayicim diyor bu fotoğraflar senin elindeyken
13:41Sen onları doğru biçimde muhafaza et ve şey yap.
13:46Yani gerekli yerlere ulaştır.
13:49Mesela 80 dönemdeki siyah beyaz fotoğraflarımız salt araştırma teslim aldı.
13:54O açıdan çok mutlu oldum.
13:56Çünkü kamusal alanı açtılar.
13:59Geçenlerde 3 tane proje vardı.
14:02Bu iki tanesinin kapak fotoğrafını oradan kullanmışlardı mesela.
14:05Belgesel fotoğraf çok önemli.
14:09Ama bu günümüzdeki olay beni korkutuyor açıkçası.
14:13Yani genç fotoğrafçılar bence güzel estetik fotoğraf çekmeyi bırakıp
14:22Dökümanter fotoğraf üzerine yoğunlaşmalılar.
14:26Dünyada çok olay var, çok haksızlık var, çok adaletsizlik var.
14:31Hani insanlık geleceği böyle taşınacak.
14:36Yani yapay zeka ile taşınmayacak.
14:39Bizim çektiğimiz fotoğraflarla gelecek kuşaklar,
14:43geçmişte bilgi sahibi olacak.
14:45Şimdi şu tarla başındaki fotoğraflarda, kitap dünyada yaptığım fotoğraflarda yapay zeka unsuru olsaydı bu kadar etkili olmazdı.
14:56Yani photoshoplar bile o kadar abartılı değil.
14:58Onların en sıradan düzenlemelerle yani.
15:02Ama doğal olduğu için çok etkili.
15:06Benim sergilerimde ve çalışmalarımda basında da çalışırken ki potatamın önemli olmasının nedeni ben hiç poz verdirmem mesela.
15:18Şöyle bak demem, doğal olanı anlatmaya çalışıyorum.
15:22Hatta iki tane önemli insan, Feyyaz Yaman da aynı cümleyi söyledi.
15:27Şeydeki, Selanik'teki Yorgo, Bizans tarihi okumuş Yorgo da aynı şeyi söyledi.
15:34Salgo da, o da yoksulları çekiyor.
15:38Ama o yoksulları estetize ederek, yeniden imaj yaratarak yaratıyor.
15:45Benim çalışmam gerçeği direkt anlatıcısı bir fotoğrafçıcım ben.
15:50Buna hiç taviz vermedim bugüne kadar.
15:54Peki madem fotoğraf ve fotoğraf çekmekten konuşuyoruz.
15:57Şunu da sormak istiyorum.
15:58Biz dijitale doğduğumuz için hobi olarak yapmamızın dışında biz hiç DIA pozitif filmlerle çalışmadık.
16:06Siz DIA çalışırken 2000'e kadar nasıl fotoğraf çekiyordunuz?
16:10Çünkü ben fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.
16:12Hala daha seviyorum ve çekiyorum.
16:14Ama mesela bir şeyi gördüğüm anda fotoğraf makinesinin müsaade ettiği ölçüde seri çekim yapıyorum.
16:19Bir çekimde uyduruyorum 25 tane aynı kareyi pozluyorum zaten.
16:23İçinden en iyisini seçiyorum.
16:25Ya toplumsal bir olaya gidiyorsunuz ve anlık bir şey var.
16:28Siz de seri çekim yapar mıydınız mesela?
16:30Son dönemde yani 36 kareyle sınırlı zaten.
16:34Bittince kaset değiştirmek zorunluluğası ve son dönemde bizim makinelerde hızlanmıştı.
16:38Fakat gazetelerde film stoku azdı.
16:43Mesela Cumhuriyet'te çalıştığınız bu çok ilginç bir anıza.
16:47Ben eşimle böyle bir şeyde filmi elime alıyorum böyle tartıyorum.
16:55Tamam mı?
16:56Çünkü bize sarma filmi ediyorlardı.
16:59Mesela 15 kare.
17:02Kaset.
17:03Adam futbol çekecek, gol çekecek.
17:07Adama 15 kare fotoğraf verebiliyorlardı.
17:11Şimdi bastığın an 1000 kare basıyorsun yani.
17:15Çok büyük bir farklılık oluştu.
17:17Çok şanslı bir dönem, şanslı bir gazetecilik döneminde yaşadık.
17:20Bizim zamanımızda bu kadar çok fotoğraf çeken, video çeken insan yoktu.
17:25Şu anda çok rezil bir olay.
17:30Mesela devlet yetkililerinin her birinin peşinde 2-3 tane fotoğrafçı ve video ucu dolaşıyor.
17:38Belediye başkanlarının her birinin peşinde 3-5 tane fotoğrafçı ve video dolaşıyor.
17:44Yani bu işi gazeteciler yapacağına belediyenin kendi memurları da yapıyor.
17:50Tabi onlar kendi görmek istediğini çekiyorlar.
17:55Oysa gazeteci onların görmediğini, farklılığı çekmek zorunda.
18:01Dünya Bankası Başkanı'nın yatık çorabı bizim objektiflerimize yakalandığı vakit haber oldu.
18:07Dolayısıyla biz az insanlık ve titiz çalışırdık ve çok mesleğe aşkla bağlıydık.
18:18Yani çok haber çok kutsaldı.
18:21Ben tempo gibi dergide çalışarken bile meslektaşlarımın hiç fark etmezmişim.
18:28Biraz itekleme, kakaklama şey olayı yani habere ulaşma duygusu.
18:34Çok ilginç bir anıyı da paylaşmak isterim burada.
18:38Cem Boyner'le Batman'a uçuyoruz uçakla.
18:44Ümit Boyner Cem Boyner'in omuzunu başına koymuş uyuyor.
18:49Ben gördüm olayı.
18:51İki tane makine var bende.
18:53Bir tane layka, bir tane büyük makine vardı.
18:56Gittim, çekmeye başladım.
18:58Bir baktım aynı gazeteden, yurduyetten başka bir arkadaşım gördü.
19:03O da çekmek için geliyordu.
19:06Ben flaşı patlattım.
19:07Uyanmasına sebep oldum.
19:09Çünkü haber kutsaldır.
19:10Ben kötü bir şey yapmıyorum.
19:13Haberimin sahiplenmek duygusu bu.
19:17Yani bir kızık atmak falan değil.
19:20Haberin oradaki önemi çok önemli bizim zamanımızda.
19:24Şimdi önemli değil.
19:25Şimdi gazeteler, muhabirler soru sormuyor artık.
19:30Yani bülten gazeteciliği yapılıyor.
19:33Oysa biz sıcak habere dokunmak, insana dokunmak, orada olmak duygusuyla hep gazetecilik yaptık.
19:40Dolayısıyla ben mesela yine başladığımda tecrübeli meslektaşlarımı gözlemliyordum.
19:46Artı ben ne yapabilirim diye düşünüyordum.
19:50Benim mesela bir sehrim vardı.
19:52Gazeteciler.
19:53Çünkü gazeteciler bir noktada toplanıyorlar.
19:56Çekim yapıyorlar toplu halde.
19:57Ben tam tersi çapınıza geçerdim.
20:00Objektifini onlara da sığdırdım.
20:05Çünkü onların çalışmalarını, durumlarını falan filan.
20:08Yani onların çektiği aynı şeyi çekmemek için.
20:11Anladım.
20:12Anladım.
20:13Demek istediğinizi.
20:14Farklılık olması gerekir.
20:16Red gazetesinde duyduğum bir bilgi.
20:19Filmde çöpe atılmış ya.
20:23Ya Türkiye'nin tarihi var ya.
20:27Dijitalleştirilmeden hem de.
20:28Evet.
20:30Ben bu korona dönemi 150 bin kare fotoğrafı dijitale aktardım.
20:37Yani benim şanssızlığım maalesef Türkiye'de böyle bir arşive.
20:43Çünkü fotoğraf topluyorlar.
20:45Mesela şu anda Eczacıbaşı, Koç grubu, daha başka insanlar.
20:50Fakat belgesel fotoğraftan, ülkenin hikayesini alınan fotoğrafları insanlar sevmiyor.
20:58Daha çok sanat fotoğrafı ön planda.
21:01Ve herkes güzel fotoğraf peşinde.
21:04Hak ederseniz ben de tüküreyim.
21:06Sizin güzel fotoğrafınıza diyorum.
21:08Ya ben güzel fotoğraf çekmeyeceğim.
21:11Eşim benden fotoğraf istiyor.
21:12Ben eşim fotoğrafını çekmiyorum mesela.
21:15Son olarak da bu kitabın ve yıllarca biriktirdiğiniz bu arşivin geleceğiyle ilgili endişeleriniz,
21:24beklentileriniz var mıdır?
21:26Buradan yetkililere bir çağrı yapmak ister misiniz?
21:29Tütüphaneler.
21:30Bana olmasınlar.
21:31Bu kitabı tütüphanelerine koysunlar.
21:33Ben 5-6 yıl önce Taksim Sanat'ta İmamoğlu ekibiyle karşılaştığımda,
21:41Hatta Mahir Polat falan vardı.
21:45Tarlıbaşı kitabını hediye etmek istiyorum dedim.
21:49Ben istedim ki o kitabı yenisini basalım istemiştim.
21:53Heyecanla aldı, arabasına gönderdi.
21:57Oldu, kitap da gitti.
22:00Kitabı verirken şöyle bir cümle koydum.
22:02Dedim ki bu kitap çok kıymetli bir kitap.
22:05Sağfarda bulsam ben satın alacağım.
22:08Ama yok.
22:10Kardeşim sağolsun destek olmasaydı bu kitabı basamayacaktık.
22:15Anladım.
22:15Yani çok önemli bir döküman bu.
22:22Bu arşive, şurada kaç yıllık hayatımız kaldı.
22:27Bilal'in sahip çıkması lazım.
22:30Ben Agost'taki röportajda söylediğim gibi,
22:33ben bu arşivu bize teslim etmek istiyorum ve özgürleşmek istiyorum.
22:36Çünkü benim hiç özel hayatım olmadı.
22:40Ben fotoğrafta yaşayan, sürekli fotoğrafın içinde kalan bir insanım.
22:48Yani bu fotoğrafla 50'ye sonra çok kıymetli.
22:55Bir gün bu ülkeye demokrasi gelirse çok kıymetli.
23:01Demokrasi tarihi açısından çok kıymetli.
23:04Ben yazdım, Sezgin Tanrı Kuluma'da yazdım, Özgür Çelik'e de yazdım.
23:09Dedim ki, Magnum Ajansı, Dünya İnsan Hakları Sergisi yapıyorsunuz.
23:16Ben ki bu ülkede 45 yılda demokrasi ve insan hakları üzerine fotoğraf çalışan bir adamım.
23:21Niye kendi ülkemizin meselesini yapmıyorsunuz?
23:24Cevap dahi vermeye gereği duymuyorlar.
23:28Biz başkasının açısına bakabiliyoruz.
23:32Ama kendi acımızı üstüne örtüyoruz.
23:35Basmanıyı çektim aynı şekilde.
23:37Konak Belediyesi'ne aldığım cevap şu.
23:39Biz yoksulların fotoğrafını göstermek istemiyoruz.
23:43Bu ülkede demokrasi mücadelesini göstermezsen demokrasi nasıl gelişir?
23:50Sürekli karın doyurmak, insanların açları doyurmaktan gelişmez demokrasi.
23:54İnsanlar bilinç aktardığımız vakit demokrasi gelişiyor.
24:01Hep birlikte suçluyuz bu konuda.
24:05Teşekkür ederim.
24:07Ben teşekkür ederim ağzınıza.
24:08Sağlık.
Yorumlar

Önerilen